was successfully added to your cart.
Akuaponik Akvaryum

İçimizden Doğa Sevgisi Eksik Olmasın

By 19 Aralık 2016 No Comments

Geçen sene bu zamanlardı,

Sevgili Dostum Murat ile internette sörf yaparken Aquaponics diye bir sistem gördük, daha çok Amerika’da uygulanan bir seracılık yöntemi. Bir tür topraksız tarım, hidroponics’e yakın ama bitkilere gübre yerine suda beslenen balıkların dışkısı veriliyor, balık dışkısı ile bitkiyi besliyor, bitki de balığın suyunu temizliyor, müthiş bir ekosistem!!! Bunu görür görmez evdeki akvaryumun üstüne bir aparat yaparak ilk Aquaponics sistemimizi kurduk. Ardından da akrilik malzemeden kesip yapıştırarak bir prototip yaptık. Çocuklar o kadar sevdi ki her gün birbirleri ile yarıştılar balıklarını beslemek için. Balıklarına isimler koydular, tohum ektiler, filizlerin büyümelerini izlediler, gün ve gün köklerin nasıl geliştiğini gözlemlediler. Onların bu heyecanını görmek bizi de çok mutlu etti.


Günümüzde bizim gibi çocuklu birçok ailenin hepsinin ortak sorunu çocuklarının tablet ve akıllı telefon gibi teknolojik ürünlere olan bağımlılıkları. Bu teknoloji zaman zaman çok işe yaramıyor değil hani, örneğin yemek yedirmekte zorlandığınız zaman çocuğunuza cep telefonundan ya da tabletten sevdiği bir çizgi filmi açtığınızda kolayca yemek yiyorlar ya da gittiğiniz bir ortamda dostlarınızla sohbet etmek istediğinizde çocuğunuzun eline tableti tutuşturduğunuzda mum gibi oluyorlar di mi? Siz de derin bir OHH çekiyorsunuz ama arka taraftan da bir suçluluk duygusu hissetmiyor musunuz?

Ben kendi çocuğumun tableti eline aldığında ona nasıl hipnotize olmuş gibi kilitlendiğini, ona seslendiğimde beni duymamasını, çevresi ile ilişkisinin tamamen kapandığını hatta ve hatta tuvalete bile gitmeyi unutup altına çiş kaçırdığını gördüğümde açıkçası dehşete düşüyorum. Bu konuyu Doktorumuza sorduğumuzda, “günde en fazla 15 dakika oynayabilir onun dışında sadece ve sadece acil durumlarda kullanacaksınız. Dikkatini başka şeylere çekmeye çalışın, mesela evde hayvan besleyebilirsiniz, ona sorumluluk verebilirsiniz” dedi. Bu konuyu Murat ile konuştuğumuzda bizde ışık yandı ve 30 yıllık bir akvaryum hobicisi olarak ben ve ödüllü bir tasarımcı olarak Murat bu ürünü yarı sosyal sorumluluk, yarı ticari bir proje haline getirmek için kolları sıvadık.

Ürünün araştırma ve tasarım aşaması yaklaşık 4 ay, kalıplarının yapılması ve ilk numuneleri almamız ise yaklaşık 5 ay sürdü. Çok araştırdık, çok denedik, çok bozduk, çok çalıştık ama sonunda ortaya çok güzel bir ürün çıktı. Çocuklar burada öncelikle hayvan sevgisini ve bitki yetiştirme deneyimini bir arada tatmış oluyorlar. Yardımlaşmanın değerini öğreniyorlar ve sorumluluk duyguları gelişiyor.

Düşünsenize çoğumuz metropollerde yaşıyoruz ve bu sebeple doğadan çok uzağız. AquaGarden sayesinde doğadaki o müthiş ekosistemin minik bir modeli evlerimize gelmiş olacak ve çocuklarımıza doğa sevgisi aşılanmış olacak. Biz bu projeyi yaparken müthiş bir heyecan duyduk. Şimdi kızım yatak odasında AquaGarden’ının ışığında uyuyor ve her gece balığı ile konuşuyor, bitkilerini seviyor, sabah kalkar kalkmaz balığına yem veriyor ve okuluna gidiyor. Bu tabloyu gördüğümüzde biz de Anne Baba olarak çok mutlu oluyoruz. Doğa sevgisi ile büyüyen çocukların çok daha mutlu, çok daha yaratıcı ve başarılı olduğu kaçınılmaz bir gerçek.
Dostlarımızın çocuklarına özel günlerinde hediye almak hep zorlamıştır beni. Çünkü klasik kıyafet ya da oyuncak tarzında bir şeyler almam ben hayatta. Hem kalıcı bir şey olsun, hem de çocuğun psikolojik ve sosyal gelişmesine faydası olsun isterim, AquaGarden işte tam böyle bir ürün. Artık çocuklar için hediye arama derdine son ☺

AquaGarden büyükler için de çok keyif verici bir ürün, akşamları ışıkları kapatıp onun ışığında müzik dinlemek, sohbet etmek inanılmaz keyifli, evin içerisinde doğal ve şık bir dekor oldu aynı zamanda.

İçinizden doğa sevgisi eksik olmasın….